Sayfalar

KÖPRÜ - YORUM


Tanıtım

Köprüde dikiliyorum. Birdenbire, acımasız bir netlikle farkına varıyorum. Bir tek ben olmadıg?ımı anlıyorum. Bunu daha önce de yaptıg?ını biliyorum. Dig?er kadınlarla. Bas?ka s?ehirlerde. Bas?ka köprülerde. Ama önemi yok. Onlar ben deg?ildi. 
Emma Searfoss hayatı boyunca, kendisini taciz eden üvey babasından kaçmıştı. Evden ayrılmasının sebebi oydu. Ailesinden geriye kalanlarla bağını koparmasının sebebi oydu. Hepsinden önemlisi kontrol edemediği öfkesinin sebebi oydu. Yeni dairesinde mutfağını tamir etmek için yardıma komşusu geldiğinde, adamın esrarengiz büyüsü Emma'nın içindeki alevi sakinleştirmişti. David sakin ve kontrollüydü, ve Emma onun yanındayken hayatında ilk kez hissettiği bir güven duygusuna kapılmaya başlamıştı. Oysa ki David'in kendi ürpertici sırları vardı ve Emma tehlikeli bir çizgide yürüyordu; fakat David'in çekimine karşı koymak neredeyse imkânsızdı… 


Yazarı: Claire Wallis
Çevirmeni: İnci Nazlı
Orjinal Adı: Push
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Goodreads Puanı: 3.86
Sayfa Sayısı: 406
Seri Sıralaması: 1/2










Ergenlik dönemini psikopat bir üvey baba ve en az onun kadar sorunlu iki erkek kardeşiyle geçiren Emma, annesinin ölümü üzerine başka bir şehre taşınıyor, yeni evinde biraz tadilat ihtiyacı olduğu için devreye ev sahibi vasıtasıyla marangoz olan üst kat komşusu David giriyor... kitapta geçmiş ve şimdi arasında mekik dokurken David'in hiçte göründüğü gibi beyaz atlı bir prens olmadığını öğreniyoruz, Emma'nın psikolojisi ne kadar bozuk ve tahtaları ne kadar eksikse, David'in hiç tahtası olmadığını anlıyoruz

Geçmişte birlikte olduğu kız arkadaşlarına, annesinin yaşadığı sonun benzerini yaşatmakta kararlı olan David en son golünü sezon finalinde atıyor... Kitabın girişinde sonunu okumamış olsaydım, gerçi yazar niye öyle bir şey yapmış onuda anlamadım , o köprüye Emma'yı götürmeyeceğini düşünürdüm, zira Emma'ya diğerlerinden daha fazla değer verdiğini hissediyorsunuz, gerçi bu bir şeyi değiştirmedi ve nihayet Emma'da kum torbalarıyla tanıştı....

Sonlara doğru öğreniyoruz ki o köprünün gerçekten derin bir anlamı var, orası David'in yeni hayatının şekillendiği yer.......Merak uyandırıcı ama durağan ilerleyen bir kitap,yazar yetişkin sahnelerini bolca kullanmış, geçmişte yaşadıkları travmaları atlattıklarını sanan ama kesinlikle tedaviye ihtiyacı olan iki gencin hikayesi, bir ara acaba okuduklarım bir hayal ürünümü diye düşündüm, dedim şimdi kendimi bir akıl hastanesinde ileri derece bir şizofrenin beyninde bulacağım : )

Bu arada, David'in ortadan kaybolan eski kız arkadaşları ile Emma'nın on bir yaşından beri hayatına giren erkeklerin çetelesini tutmakta zorlanabilirsiniz :)



Puanım



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder